Dosya 1 : Kartel
Finans

Dosya 1 : Kartel

Fiyatları belirleyen bir grup şirket, pazarı yönetenler, rekabeti ele geçirenler, piyasayı düzenleyenleri ele geçirenler ve politikacıları rüşvet ile ele geçirenlere ne denir ?
Bunlara genel olarak ” kartel ” deniyor. Petrol karteli gibi. Kartel gibi bir kelimeyi belki duymamış da olabilirsiniz.
Bence ” Bankacılık Karteli ” diye bir terim kesinlikle duymadınız çünkü bankacılık kartelinden hiçkimse söz etmez aynı bilgi karteli gibi.

Etrafınızda veya bu yazıyı okuyan kaç kişi bilgi karteli şirketlerinden herhangi birinde çalışıyor ?
Karteller onlar hakkında konuşulmadığından gölgedelerdir, saklandıklarından görünmezler çünkü sinsidirler.
Bankacılık, ödeme ve finans sistemleri dünyanın en büyük kartelleridir.
Bunlar kartel olarak adlandırılmamalarının sebebi en büyük onlar olmasından kaynaklanmaktadır.
Medya ve yayın organları, politikacılar ve yasa sahipleri; Bu onları suçlardan korunmasını kolaylaştırır. Aslında mega büyüklükte suçlar.
2008’deki krizden hemen sonra, bazı bankacılar hapse atılmak yerine, ek bir suç katmanı oluşturdular: robo-imzalama olarak adlandırılan bir dizi sahte haciz.
Robo-imzalayan ne demek derseniz dökümanları “incelemeden” peş peşe imzalayan kişiye denir.
Bu krizi hatırlıyor musun? Bu alandaki lider şirketlerden biri, en büyük robo-imzalayan, Steven Mnuchin adında biri tarafından yönetildi.
Bugün o adamın ne yaptığını bilen var mı? Amerika Birleşik Devletleri Hazine Sekreteridir.
Tüm suçlamaları reddetti zaten herhangi bir suçlamayı da kabul etmesine gerek yoktu ve sonra hemen yeni işine başladı. Şimdi o, nitelikli bir dokunulmazlık olan nihai koruma seviyesine sahiptir. Karteller böyle işler.

İlk olarak piyasayı ele geçirirler.
Sonra düzenleyiciler (her zaman elbette “tüketici koruma” konusu ile alakalı olanlar) görevlendirilir.
Regülatör, “kötü şeylere” karşı korunmak için oradadır. Örneğin, kara para aklama.
Bankacılık lisansınız yok ise, kara para aklayamazsın!
Ama lisansınız var ise yani “sistemi” korumanız gerekir. Anlıyorsunuzdur.
Para cezası yaptığınız kara para işleminden çok daha az olacaktır. Bu da size göre uygun işlemler.

Ve tabii ki, teröristlere para aktarılmasını asla görmek istemiyoruz sadece ABD dışişleri bakanlığı, CIA veya bankalar tarafından yapılırsa bu da gayet uygun işlem. Bu durumda onlar “iyi insan”lar.

Düzenleyicilere sahibiz fakat bunlar o kişilerin güdümünde.
Bu tür bir durum temelde asalaklık olan davranışları teşvik eder.
Kapitalizm bu durumda başarısız olduğunda tamamen şişmiz bir corny kapitalizmine sahip olunmasına kleptokrasi denir.
“Kleptokrasi”, Yunanca “klepto” kelimesidir, bu da hırsız anlamına gelir ve “krátos” anlamına gelir.
Tam anlamıyla iktidar veya hükümettir. En asalak davranışlar ödüllendirildiğinde, bu kleptokrasidir.
Bu tamamen rekabet ile alakasız durumdur zaten bu ölçekte bir işletmede rekabet gibi bir söz yoktur.
En büyük boruyu seçilir, en büyük akış sağlanır, ekonomideki para o kanaldan akarken o boruya delik açarak içine büyükce bir pipet sokulur. Nefes yetene kadar bu pipetten o boru içinde akan parayı çekmek ile ilgilidir.
Kendinizi tüm bankacılık sistemini tanımlayan para akışında asalak bir sülük olarak kuruyorsunuz.
Buradaki fikir, aracı gerektiren bir iş bulmanızdır; arabuluculuğa ihtiyaç duyuyor çünkü bazı avukatları, bazı Kongre üyelerini bir yasa yazmasını, arabuluculuk yapmasını (özellikle de siz) sağladınız.
Sonra o para akışına bir pipet koyar ve kiraları çıkarmaya başlarsın. Buna kira arama davranışı denir.
Burada yarım yüzde puan alıyorsunuz, orada yarım yüzde puan alıyorsunuz …
“Kesirli rezerv bankacılığı” adı verilen harika bir şeyimiz var.
Beş yaşındaki bir çocuğa tarif etmeye çalışırsan, onlar muhtemelen gözleri kapalı “Bu dolandırıcılık gibi geliyor!” derler.
Haklılardır.
Tabii ki, dolandırıcılık ve “yasal” olan şeyler arasında büyük bir fark var.
Hangi politikacıları satın alıp neyi yasallaştırmaya kabul ettirdiğinize bağlıdır.

Bu para akışlarının tepesinde oturan ve rantı kucaklayan asalak şirketlerimiz var.
Bu rant arayışı davranışını yaratıyorlar. Bunu yaparken, rakiplerini satın alıyor, dava ediyor ya da rakiplerin düzenlemelere ayak uyduramayacağından emin olarak rekabeti yok ediyorlar.
Rekabeti yok etmek için düzenleyicileri satın alırlar. Bunu yaparken, bir kartel inşa etmişlerdir.
Sonra kartel denmemesi için adımlar atılır. Bunun yerine “Amerikan kapitalizminin parlayan örneği” diye ad konulur.
Bunun sonuçları tabii tek başına dehşet verici ve elbette ekonomi işleyişi için iyi bir model kesinlikle değil.

Ama kimin gerçekten canını yakıyor? Bir grup insanın rekabet etmek zorunda kalmadan belirsizce zenginleşmeleri önemli mi?
Gerçekten önemli mi? Tamam, yarı işleyen gelişen bir ekonomideki çoğu insan için önemli değil.
Bu sihir, Para buharlaşıncaya kadar, özgürlüğün yararının bir parçası olan özgürlüğün primi, herhangi birinin nasıl işlediğiyle ilgili bir bok vermeme yeteneğidir. Yani para geliyorsa “üzümünü ye bağını sorma” modunda takılmaktır.
Bu detaylar için endişelenmenize gerek yok; özgür bir ülkede yaşıyorsun.
Haftasonu maçını izle, hayatın tadını çıkarmak için atıştırmalık birşeyler almakta özgürsünüz.
Fakat para işlemesi durduğunda herşey çakılarak geri dönüyor.
Bazı yeni kelimeler öğrenmeye başlamak zorunda kalacaksın. 2008’in sonunda hepimiz öğrenmeye başlamak zorunda kaldık.

“Baba, kredi borcu takas sözleşmesi nedir?” “Bilmiyorum amca’ya soralım. Finans derecesi var. ”
O da bilmiyor. İş dünyasında çalışanların yarısı şimdi bir kredi borcu takas sözleşmesinin ne olduğunu, nasıl çalıştığını ya da arkasında ne sakladığını bilmiyordu.
Birdenbire, herkesin bir kredi borcu takas sözleşmesinin ne olduğunu bilmesi gerekti, çünkü görünüşe göre ekonominin tam ortasında dev bir delik açmıştı.
Para çalışmayı bıraktığında, her şey çalışmayı durdurur.
Peki kimin hatasıydı ?

İki alternatif geçmiş var. Bu geçmişlerden birinde, oopsies vardı. Bazı şeyler oldu.
İnsanlar bazı kötü hatalar yaptı ama bilirsin … Onlar sadece işlerini yapmaya çalışan insanlar.
Sonunda, çoğunlukla iyi kağıdı dikkatlice okumamış olan açgözlü ev sahiplerinin bir balon faiz oranı satın aldıklarını anlamaları için yeterince dikkatsizdi.
Bir eve sahip olmak istediler.
Bu açgözlü insanlar nedeniyle, emlak piyasasında bir oopsie vardı. Ama endişelenme!
Bankaların çok konuşmak istemediği nakit inflüzyonları sorumsuz insaların elinden evlerini aldı.
Ancak her şey düzeltildi, bazı yasalar çıkardık ve bir daha olmayacak. Gerçekten, sadece harika bir sirk.
Önümüzdeki on yılda, her şeyi yeniden inşa edeceğiz. Herkes mutlu.
Şimdi harika çalışan kükreyen bir ekonomimiz var!
Bu ilk hikaye.

İkinci hikaye, muhtemelen orta sınıfta olan sizlere tanıdık gelebilir.
Bizi kör ettiler, ekonomiyi soyup soğana çevirdiler, dolandırıcılık alemine sahiplerdi ve tam olarak ne yaptıklarını biliyorlardı.
En az yetkin olan RICO avukatının her şeyi çözmek ve beş yüz kişiyi yirmi beş yıl hapse göndermek için kullanabileceği kanıt dağları var.
Bu göz ardı edildi çünkü “sistemi kurtarmalıyız”. Aksi takdirde, sistem hepimizi ezecektir.
Ekonominin herhangi bir bölümünü teşvik etmek için kullanmadıkları, ancak başka bir dev balonu daha emlak piyasasına, tahvillere, tahvillerin içine sokmak için kullandıkları bankalara niceliksel bir alemde 10 trilyon dolardan fazla harcandı. Öğrenci kredileri, birinci sınıf oto sigortaya, ekonominin her yerine.
Bu arada, bu polislerin Occupy Wall Street’in bir parçası olarak protesto etme cüretine sahip olanların saçmalıklarını atmalarını sağladılar.
İşe yaramadı. Protestoyu bir suça dönüştürdüler.
Sadece ekonomiye zarar vermediler, bu ülkedeki hukukun üstünlüğüne tecavüz ettiler ve adalet sistemini yok ettiler ki ondan uzaklaşabilsinlerdi. Bu bahsedilenler belki tanıdık gelebilir ancak bunlar ABD’de oldu ve hiçbir yerde bahsi bile geçmedi.

Bugün tam bir döngü haline geldik. 11 sonra neredeyiz? 10 trilyon dolar borç, on dev balon daha.
Bir daha olacak, çünkü böyle bir sistem kırılgan ve yozlaşmış; bu tür davranışları ödüllendirecek ve teşvik edecek şekilde tasarlandı.
Cezanın suç işlediğiniz kazancınızdan daha az olduğu bir teşvik sisteminde, bu yasal bir dokunulmazlıktır.
Bu çok yüksek bir sinyaldir, kapitalizm sisteminde, “Tekrar yapın. Sadece bu sefer daha fazla kaldıraç!” Diyor.
“Muhtemelen on yıl daha dayanabiliriz.”
Buna birçok çözüm önerildi.
Bir toplum içindeki kurumları tahrip etmenin sorunu: Geçim kaynakları işlevsel olarak imha edilen birçok insan öfkelenecek.
Sana sadece küçük bir bilgi vereceğim.
Steven Mnuchin’in robo imzalayan firması tarafından çalınan evlerden biri adama aitti.
-İsimleri söylenmeyi hak etmiyor –
Birkaç hafta önce Kongre insanlarına 17 bomba gönderdi.
Bu adam Steven Mnuchin tarafından ele geçirildi ve neden bilmiyorum göçmenlere ve Demokratlara karşı öfkesinilenmeye karar verdi.
Mesele şu ki, bir toplumda bu tür bir yıkıma sahip olduğunuzda, hukukun üstünlüğünü yok ettiğinizde ve insanlar arasında öfke yarattığınızda, nereye yönleneceklerini bilmiyorlar.
Elde ettiğiniz şey şiddet, aşırılıkçılık, bağnazlık, nefret ve suçlanacak birini bulmak için çaresiz bir arzu.
Tabii ki, bu adamları gerçekten suçlayamazsınız çünkü çok yüksek güvenlikli duvarların arkasındalar.
Giyotinler modası geçmiş.
Bunu Fransa’da denediler, ama bir daha yapmazlar çünkü artık “medeni” bir ülke.

E peki ne yapacağım?
Protesto ? Bu polislere zorluk ve şiddetle sonuçlanacağı aşikar. Bunu yapamazsın.
Genç seçmenin ilgisi çekilmeye çalışıldı.
“Umrumda değil, bunu baştakiler berbat etti. Şimdi gidip oyunumu oynayacağım ve hepsini görmezden geleceğim.”
İşe yaramadı.
Sadece orta sınıftan kaçmak için yolunuzu parazitik sınıfın bir parçası olmayamı çalışıyorsunuz?
Pekala, arkanızdan koskoca bi b*k geliyor ve sizden daha hızlı hareket ediyor.
Orta sınıf o kadar hızlı geriye gidiyor ki, ondan kurtulmaya çalışırken geriye kaymaya devam ediliyor. Bu yüzden işe yaramaz.
Bu sorun nasıl çözülür? Yapmamız gereken ilk şey bunun neden sürekli devam ettiğini tanımlamak.
Benim düşünceme göre, buna teknoloji perspektifinden bakıldığında işin aslı mimari problemin özüdür.
Bundan hiyeraşi ve merkezleşme mimarisi sorumludur.
Paraziter davranışlar ödüllendirilir, çünkü birinin girebileceği merkezi para akışı vardır.
Geleneksel ticaret modelini (toplumunuzdaki çevrenizdeki diğer insanlarla ziyaret ettiğiniz, etkileşime girdiğiniz ve ticaret yaptığınız bir meslektaş ticaret sistemi) aldık ve bunu akran olarak adlandırdığım bir sisteme dönüştürdük. Şirkete – Şirketten – Şirkete sistemi.
Kasap’a ödeme yaptığımda Visa, Chase ve diğer üç banka karışıyor.
Hepsi bu akışa biraz pipet tutuyor. Para kasap’a ulaştığında çok daha azalıyor.
Böyle bir sistem nasıl işleyebilir? Tamamen saçma.

Bir plastik parçasını sallama rahatlığıyla birlikte bir kayıtsızlık hissi yaratmanız gerekir.
Nakit üzerinde kara bir bulut yaratmanız (“teröristler!”) Ve bunun kurtulmamız gereken bir şey olduğunu iddia etmeniz gerekir, çünkü insanlar vergilerden kaçmak için kullanabilir.
Elbette vergiden kaçan insanlar şirketleri, çok pahalı avukatları kullanıyorlar ve aslında ondan kurtuluyorlar.
Ama kasapta nakit kullanırsak bazı vergilerden kaçabilir, bu yüzden parayı yok edeceğiz …
Bu hiyerarşi, sahip olduğumuz ticaret sistemi için sadece zehirli değildir.
Bu sadece bankacılık sistemimiz değil.
Asalaklar için bir cennete dönüşüyor, çünkü mimarinin kendisi gücü yoğunlaştırıyor, asalak davranış için bir ödül sistemi yaratıyor.
Bu şimdi bilgi kartelleri ile oluyor.
“Herkesin kimliğini alalım, büyük bir tencereye koyalım, Mark Zuckerberg’i tencerenin üzerine koyalım ve …”
“Hata! Seçim sistemimizi mahvettik …”
“Ama kedi videolarımız var!”
“Hey, demokrasi ölüyor-” “Ama kedi videolarımız var!”
Sorun değil, değil mi?
Bilgi kartelleri, ödeme kartelleri ve elektronik seçim sistemi öylesine merkezileşti ki …

Dünyada o kadar hızlı sayım yapan elektronik oylama makineleri var, oylar üç gün içinde doğru saymak yerine bir saat içinde yanlış sayabiliyor.
Olsun kolaylık. Oy vermek için ekrana dokunabiliyorsun ancak sistem oyunuzu başka bir şey ile değiştirir ama oy anında sayılır!
Kolaylık! Ve demokrasi biraz daha ölür.
Merkezileşmeden kaynaklanan bu yan etkilerin çoğunu görmezden gelme özgürlüğümüz var.
ABD’de inanılmaz miktarda ekonomik momentum ve Suudilerle yalnızca ABD doları ile petrol satmak için kirli bir anlaşmaya sahip.
Bu, düşük faiz oranlarına sahip olmaya devam edeceğini garanti ediyor ve dünyaın geri kalanından hazine bonosu alacak.
Yaşam şeklini koruyabiliriz bu şekilde.Bunun çalışmaya devam edeceği yanılgısı, bu davranışı kabul etmemizi ve onu değiştirmeyi çok denemememizi sağlar.
Panik yok. Acil bir durum değil.

2008’deydi fakat endişelenme “düzeldi”.
2019’da 3 kat daha büyüğü olmayacak çünkü hiçbirşeyi düzeltmedik.
Aynı semptomlar hala var ama endişelenme.
Endişelenmeseniz de Arjantin’deki birileri endişeleniyor çünkü para birimi %45’den fazla düştü.
Bu yıl petrol ve savaş karşılığında borçlarını dış dünyaya sağlayamacakları bir ortamda hızlandırılmış bir şekilde yaşıyorlar.
Sonuç anında acı.
Venezuela’da aynısı oluyor..
Türkiye’de, Ukrayna’da ve onlarca ülkede daha oluyor.
Şimdiye kadar tüm bu ülkelerin saygın liderleri para birimlerinin düştüğünü ve ekonominin ölmekte olduğunu sölyendiğinde, bunun tüm sistemdeki sistemik yolsuzluktan ya da hiyerarşileri emen hiyerarşilerin parazit davranışı nedeniyle olmadığını iddia etmeye çalıştılar.
Dış mihraklar veya başka bir dış tehdit tarafından sabotaj olduğunu iddia ettiler.
Ve sadece para birimini kullanmak vatanseverlik göreviniz değil, aynı zamanda ülkeyi terk etmemek için de vatanseverlik görevinizdir.
Elbette mülteciler her zaman yapıyor bu yüzden görünüşe göre vatansever değillerdir. Kimisi için çıkış yolu olmadığından mecbur kalırlar. 2008 yılına kadar gerçekten hiçbir alternatif yoktu ve düşünülemiyordu.
ABD dolarını döviz olarak tutmak, altını istiflemek veya yatağının altına koymak, devletin durması,parçalaması ve sansürlemesi kolaydır.
Altına el koyabilir, evine baskın düzenleyebilirler.
Başkaları ile yabancı para gibi daha fazla para alışverişinde bulunursanız, vurulabilirsiniz.
Bu ülkeler tüm nüfusu bu yüksek riskli şekilde rehin alabilirler.

Sonra 2008’de bir şey oldu: Bitcoin.
Modern tarihte ilk defa bir seçeneğimiz vardı.
Bu seçenek sadece ayrı bir para birimi değildir. Ülkeye fiziksel olarak çıkamayan insanlar tarafından cankurtaran olarak kullanılabilen, sınırlar arasında kolayca aktarılabilen, el konamayan bir para birimidir.
Ekonomiden neredeyse çıkıp, bulundukları yerde başka bir para biriminde işlem yapabilir, toplumlarında diğer küçük filikalara bağlanan paralel bir mikro ekonomi yaratabilirler.
Yaşam krizden sonra devam edebilir. Vatansever olmak için batan devlet teknesi ile aşağı inmek zorunda değiller.
Bugün Venezuela’da, Arjantin’de ve Türkiye’de oluyor. Bundan önce, Kıbrıs’ta ve diğer yerlerde.
İnsanlar başka seçeneklere sahip olduklarını keşfettikçe tekrar tekrar oluyor.
Bugün, pek çok insan bunu yapamaz. Kitlelerde henüz bulunmayan bir düzeyde okuma-yazma, sayısallık ve teknolojik güven gerektirir.
Ancak, bir diktatörün bütün bir ekonomiyi rehin almaya karar verdiğinde yirmi yılda neler olacağını bir düşünün ve nüfusun% 25’i “Güle güle! Paramı şimdi çıkartıyorum” diyor.
Paralarını almak, ABD’de gördüğümüz gibi bir yatırım hareketi değil.
İnsanlar sanki bir tür hisse senedi gibi “Bitcoin’e yatırım yapalım” diyor. “Düşük alalım, yüksek satalım.”
“Çok para kazanalım, çabuk zengin olalım!”
Çıkış eylemi, “Üretken sermayemi, emeğimi, hizmetlerimi, ürünlerimi alacağım ve onları yalnızca bu para birimi için kullanılabilir yapacağım” demektir.
“Eş zamanlı olarak yeni bir ekonomiye giriyorum, benimle birlikte olan diğer insanlarla ticaret yapıyorum ve çıktım.”
Katılımımı, işbirliğini, kırılan sistemle işbirliğimi geri çektim. ”
Sadece bu temelde, bu dünyayı değiştirecek bir teknolojidir. Ama hepsi bu değil.

İnsanlar kripto paralar hakkında konuşurken blockchain terimini tekrar tekrar duyacaksınız ve bir diğer duyacağınız terim ise ” Merkeziyetsiz yönetim ” olacaktır.
Çoğu insan için bu bir şey ifade etmiyor. Bu gerçekten belirsiz bir kelimedir.
Yaşamlarında herhangi bir etkisi yoktur. Merkeziyetsiz ne demek olduğunu çözelim.
Merkeziyetsiz, eşler arası, uçtan uca ve aracıların çıkarılması anlamına gelir. (Peer to Peer – P2P)
İşlemler, etkileşimler yapabilmemiz için birbirleriyle yeniden bağlantı kurmak anlamına gelir.
Sadece parayla değil, aynı zamanda güven, kurumsal yönetim ve akıllı sözleşmelerle mümkün olabilecek diğer şeylerle de.
Bunları aracı olmadan yapabiliriz. Aracıların hizmet ettiği rol nedir?
Çoğu durumda ve piyasada, bir aracının temel amacı iki katıdır:
İki tarafın (bir alıcı ve satıcı gibi) birbirlerini bulmak için her türlü güvenilir işlemle uğraşmalarını sağlamak.
İnsanların birbirlerini bulabileceği koşullar yaratırlar.
Uber’in yaptığı budur.
Birbirinizi bulmanıza yardımcı oluyorlar. Bu iyi bir işlev, ancak bunu sadece yazılımla da yapabiliriz.
Neden tam olarak bugün insanların birbirlerini bulması gereken bu çift uçlu pazarları oluşturmamız gerekiyor?
Diğer sebep güvendir. Bir çeşit inceleme veya önceki deneyimlerle güvenilirliklerini doğrulamanın bir yolu olmadığı sürece sürücüye güvenemem.
Sürücülerde araçlarına binen müşterinin ona ödeme yapacağına dair güvenmesi gerekiyor.
Güven, 2009 yılına kadar, yalnızca bir gözetim hiyerarşisinde görev yapan aracılar tarafından yapılabilecek bir işlevdi.
“Bu araca güveniyorum, çünkü başka bir aracı tarafından denetleniyor, başka biri tarafından denetleniyor …”
Teori, nihayetinde, seçilmiş bir kuruluşta, hükümetin rızası dahilinde bir etkime sahip olduğum bir temsilcisi olan biri tarafından denetlenir.
Aracı temsilcilerin aracılığıyla benim için çalışıyor ve gözetim altında oldukları için güveniliyor.
Uygulamada, olan bu değil.
Uygulamada, aracı kurum, aracıları çevrelerinde ve çevresinde satın almaya başlamak için yeterince güçlenir.
Büyüdükçe büyürler, sonunda gözetimi yapan insanları satın alana kadar sistemden daha fazla ücret almaya ve yükseltmeye başlarlar.

Son zamanlarda bi soru aldım,
“Sokakta evsiz bir insan sizden bağış isterse, bitcoin ile nasıl ödeme yaparsınız?”
“Onlara bitcoin ile ödeyemezsin!”
Aslında yapabilirim. On beş dakika sürer.
Onlara nasıl cüzdan kullanıldığını, nerede harcayacaklarını ve diğer insanları nasıl bulabileceklerini öğretmeliyim.
Elbette, hafifçe bir eğitim alıştırması olur, ama buna değer.
Yani, oldukça basit …
Soruyu geri yönelttim ve sordum,
“Söylesene, evsizlere kredi kartı ile nasıl ödeme yapıyorsun?”
Kaçınız bahşiş dışında cebinizde para taşıyorsunuz?
Yapmıyoruz Ticaretimizi bu aracılar aracılığıyla dış kaynaklı olarak yaptık. Sana basit bir sorum var.
Bugün bu artcile’de, kaçınızın bir kredi kartı kabul edebilen bir satış noktası ticaret sistemine sahipsiniz?
Neredeyse hiçbiriniz kredi kartımı alamazsanız, hiçbiriniz ödeme alamazsınız.
Aracı kullanabilirsiniz. Hepsini bir araya getirmeniz ve aracıların bir piramit yapısı olması gerekecek.
Buraya PayPal’ı koyabilirim, PayPal Visa’dan alır, Visa bunu Chase banka hesabınızdan alır, böylece ödeme Chase, Visa, PayPal, Chase, bana geçer. Bekle, Chase oraya iki kere nasıl girdi?
S*ktir!
Bende bu işi yapmalıyım!

Aslında hemen hemen hiçbirşey yapmadılar sadece internet üzerinden bitleri değiştirdiler.
25 yıldır internette bit ücretsiz olarak taşınabiliyor!
Bunun işlemi nasıl olurda %2’ye mâl olur?
Bitcoin’in icadı, bu merkezi yapıları ortadan kaldırmakla ilgilidir. Aracılar yok olur.
Mobilyamı komşuma satmak için bir gazeteye ilan vermem gerekiyorken ilan vermeyi reddediyorum ve güle güle gazeteler.
Yok oldular…
Yüzlerce yıldır var olan bir endüstri şimdi bilgi işlemesi yapan içi boş bir kabuk.
Diğer birçok endüstri kademeli olarak bu küçümsemenin güçlü etkisiyle düştü.
Aradaki aracıları kaldırın. Daha düşük maliyet, daha hızlı servis, servis sağlayıcı ile tüketen kişi arasında doğrudan etkileşim anlamına gelir.
Birbirimizle etkileşime giren insanlar gibi davranmaya başlayabiliriz.
Merkeziyetsiz yapılar ile bunları yok edin.

Aracılar aynı zamanda kontrolcü yapılara sahiplerdir. Size hangi ülkede satış yapabileceğinizi hangisinde yapamaycağınızı, kime ne satamayacağınızı, hangi ülkede para gönderebileceğinizi ve alamayacağınızı söylerler.
Bu aracılar ahlaki ilkelere sahipmi peki ? Tabiiki hayır. İnsanların ölümüne yol açacak kuruluşlara para yollamak normal iken hiçbir yanlış yapmayan WikiLeaks’e para göndermenin çok yanlış olduğunu düşünüyorlar ama KKK’ya yardım yapmanın tamamen doğru olduğunu savunuyorlar. Bugün tüm platformlardaki temel sorun aracı olanların aslında kapı bekçisi olmalarıdır. Yan etkisi sadece %2 maliyet değildir; demokrasinin erozyonudur.
Bu bizim kontrolümüz altında olan tüm diğer kurumların imhasıdır. Artık seçeneğimiz yok, artık sesimiz yok. Seçeneğin yokken sesin çıkarmı? Zor yoldan çıkıp 50 kişiyi küçücük bir tekneye sokmaya çalışabiliriz ve Akdeniz’de insan yapımı bir kriz. Ama biraz daha az zor olan yoldan devam et.
“Ben artık yokum. Senin merkezi, asalak sisteminden ayrılıyorum”.
“Param ve ödemelerim için merkezi olmayan platformları kullanmayı seçiyorum.”
“Belki gelecekte, konuşmam, yayınlarım, kurumsal organizasyonum ve diğer güvenilir etkileşimlerim için.”
Güven, hiyerarşinin bir işlevi olarak kullanılır. Artık öyle değil. Güven şimdi bir protokoldür.
Güvenilir kurumları eşler arası protokole dönüştürecek teknolojik araçlara sahip olduğumuzda, bu kontrolü geri alırız. Aracıları çıkardık. Akışları kesdik.
Bir paraziti durdurmak istiyorsanız, önce onu beslemeyi bırakmalısınız. Bu yüzden merkeziyetsizlik önemli.
Arjantin, Yunanistan, Kıbrıs, Türkiye ve dünyanın dört bir yanındaki Amerikan avantajlarına sahip olan% 5 nüfusun bir parçası olmayan insanlarla konuştuğumda, anlıyorlar. Sonuçları bir nesilde iki veya üç kez gördüler.
Para başarısız olduğunda ne olacağını gördüler; Kurumlar bu parazit örgütler tarafından bozulduğunda, aşındığında ve en sonunda yok edildiğinde. Bu parazit örgütler yükselmeye devam ediyor çünkü temel mimaride hiçbir şey değişmedi.
Mimari bir piramit ise, birisi zirveye tırmanacak. Üstteki insanları değiştirmek mimariyi değiştirmez. Yolsuzluk yukarı doğru akacak. Sadece işlerini yapıyorlar.

Bir sürü bankacıyla tanıştım, birçoğu iyi insanlar (özellikle kadın olanlar) ipoteklerini ödemeye çalışıyor.
Bunların çoğu da borç kölesidir. Ahlaki bir rehber olmadan sadece bir yöne hareket eden bir makinenin ahlaksız momentumuna katkıda bulunuyorlar, çünkü ahlâkları yok.
Bu şirketin tek düşüncesi “Bu hafta kar marjımızı nasıl artırabiliriz?”
“Eh, yüz tanıma teknolojisini kolluk kuvvetlerine satabiliriz.”
“Sonuçta bununla ne yapacaklar?”
“Oakland polisi silahsız olmasına rağmen, kendi vatandaşlarının bir düzünesini öldürmedi mi?”
“Evet, ancak Anayasayı ihlal ederlerse, muhtemelen Hizmet Şartlarımızı ihlal edeceklerdir.”
“Böylece onları susturabiliriz.”
Kiminle dalga geçiyorsun?
Gerçekten mi? Bu kararları alan insanlar kötü insanlar değil, kaçınılmaz olarak hareket ediyorlar.

Yüz tanıma, gözetleme, biber gazı, sizi gökten biber gazıyla bombalayan dronlara milyonlarca veya milyarlarca dolar gereken büyük bir para borusu olduğunu gördüler …
‘Para!’ Diye düşünüyorlar. İçine pipet koyarlar. Yerel bir bağlamda kararlar alıyorlar.
“Daha iyi ol, Amazon! Daha iyi insanlar ol” diyerek bunu durduramazsın. “Kötülük etme!”
Ne güzel bir slogan … Düzeltemezsin.
Temel mimariyi değiştirmeliyiz.
Bu suçların büyük şirketler tarafından yapılabilmesinin nedeni merkezileşmedir.
Tek tıklamayla satın almanın, profil paylaşımının ve tüm gizlilik ihlallerinin rahatlığını kullandılar.
Milyarlarca dolar veren, merkezileşmelerine ve parazitler olmalarına izin veren büyük bir bilgi kartelisi inşa ettiler. Şu anda aslında oldukça yardımsever insanlar var.
Ama bunun nereye gittiğini biliyoruz. Daha iyi olmayacak.
Temel mimariyi değiştirene kadar sihirli bir şekilde kendi düzelmeyecek.
Bitcoin’in getirdiği mesaj, “Dış Devletler” filminin mesajı.
Mevcut mimariyi yönetenlerin bu kadar şiddetle direnmesinin nedeni, şöyle diyor:
“İzninize ihtiyacımız yok.”
“Düzenlemen çalışmıyor.”
“Bu gezegenin sorunlarını çözmek için ölçeklenemezsiniz.”
“Çok temel düzeyde, mimariniz yanlış.”

İstediğimiz mimari eşler arası, düz, merkezsiz ve uçtan uca.
Yenilikler, sınırsız ve izinsizdir ve herkesin deneyiminin bir parçasıdır.
İstediğimiz mimari bu: eşler arası. Para, kurumsal yönetim, hukuk.
Ama önce ve en önemlisi, parazitleri aç bırakmak zorundayız.
Kırmamız gereken ilk şey para karteli. Bunu, eşler arası (P2P) parayı kullanarak çıkarak yaparız.

What do you call it when a bunch of companies collude to set prices, fix markets, close off competition, capture regulators, and bribe politicians?
We call it a “cartel,” right? Like the oil cartel. You have heard of that term before, “cartel”?
Who here has heard of the term ‘banking cartel’? Oh, we don’t hear that term.
We don’t talk about the banking cartel.
We don’t talk about the information cartel.

All right… how many of you here in Seattle work for one of the information cartel companies?
Uh-huh… Big smile on the box.
Cartels are the most insidious when we don’t talk about them, when they hide in the shadows but in plain view.
The banking system, payments, finance are the biggest cartels in the world.
Nobody calls them a cartel because they’re the biggest cartel in the world.
They own all of the media channels, politicians and laws; that makes it easy for them to get away with crimes.
In fact, mega-crimes.
Just after the crisis in 2008, instead of some bankers going to jail, they set up an additional layer of crime: a series of fraudulent foreclosures called robo-signing.
Do you remember that crisis? One of the lead companies in that space, the biggest robo-signer of all, was run by a guy called Steven Mnuchin.
Anybody know what that guy does today? He is the Treasury Secretary of the United States.
Apparently he can do that job without running it from a jail cell…
He copped a deal, didn’t have to accept any wrong-doing, and then quickly got a cozy job.
Now he has the ultimate level of protection, which is qualified immunity. That is how cartels work.

First they capture the market.
Then they capture the regulators (who are always, of course, about “consumer protection”).
The regulator is there to protect against “evil things” happening. For example, money laundering.
If you don’t have a banking license, no money laundering for you!
But if you do have a banking license… Well, I mean we must protect “the system.” There will be a fine.
Usually the fine will be less than what you made actually money laundering. You will get away with it, right?

Of course, we don’t want to see any financing of terrorists except for the ones we do through the State Department, the CIA, or the banks…
— in which case, those are good people.

We have the regulators and they are captured.
That kind of situation encourages behaviours that are fundamentally parasitic.
When capitalism fails in this particular mode, when you end up with full-blown crony capitalism, it is also known as kleptocracy.
“Kleptocracy” is from the Greek word ‘klepto,’ which means thief, and ‘krátos’ which means power.
The thieves are in power, literally. That is kleptocracy, when the most parasitic behaviours get rewarded.
It’s actually not about competing. When you run a business at that scale, it is not about competing.
It is about finding the biggest pipe, the biggest flow, of money in the economy, straddling that pipe, sticking a straw in it, and sucking as much of that money out as you can.
You establish yourself as a parasitic leech on a flow of money, which describes the entire banking system.
The idea is, you find a job that requires an intermediary; it requires an intermediary because you made sure to buy some lawyers, some Congress people to write a law, to make it require an intermediary (specifically, you).
Then you stick a straw into that flow of money and start extracting rents. It’s called rent-seeking behavior.
You take half a percentage point here, half a percentage point there…
We have this wonderful thing called “fractional reserve banking.”
If you try to describe it to a five-year-old, they would
probably turn around and say, “That sounds like fraud!”
They would be right.
Of course, there is a big difference between fraud and something that is “legal.”
It depends on which politicians you buy to make sure it is considered legal.

We have these parasitic companies, sitting on top of these flows of money, extracting rent.
They create this rent-seeking behavior. In doing so, they disrupt competition by buying and suing competitors, or even better making sure that competitors can’t keep up with regulation.
They capture regulators to keep the competition at bay. In doing that, they have built a cartel.
Then they make sure nobody calls it a cartel. Instead, we call it “the shining example of American capitalism.”
The end result of this would be appalling in its own self. Obviously, this is not a good model to run an economy.
It is not a competitive model to run an economy.
But who does it really hurt? Does it matter if a bunch of people get obscenely rich without having to compete?
Does it really matter? Well, to most people in a semi-functioning thriving economy, it doesn’t matter.
That is the magic. Until money breaks, part of the benefit of freedom, the premium of liberty, is the ability to not give a shit about how any of it works.
You don’t need to worried about these details; you live in a free country.
You’re free to instead pay attention to Sunday football, enjoy your life, and have another hot dog.
But when money stops working, suddenly all of it comes crashing back.
You have to start learning some new vocabulary. At the end of 2008, we all had to start learning.

“Grandma, what is a credit default swap?” “I don’t know.
Let’s ask Uncle John. He has a degree in finance.”
He doesn’t know either. Half of the people in the business didn’t now what a credit default swap was, how it worked, or what was hiding behind it.
Suddenly, everybody needs to know what a credit default swap is, because apparently it chewed a giant hole right in the middle of the economy.
When money stops working, everything stops working.
You are on a crash course to learn whose fault it was.

There are two alternative histories. In one of these histories, there were some oopsies. Some things happened.
People made some bad mistakes, but- you know… They are just people trying to do their job.
In the end, it was mostly the fault of greedy homeowners who didn’t read the fine print carefully enough, to realize they were buying a ballooning interest rate.
They had the audacity to want to own a home.
Because of these greedy people, the real-estate market had an oopsie. But don’t worry!
The irresponsible people had their homes taken away from them. The banks got some cash infusions, which we don’t want to talk about too much…
But everything was fixed, we passed some laws and it will not happen again. Really, it was just a blip.
In the next ten years, we will just rebuild everything. Everybody is happy.
Now we have a roaring economy that is working great!
That is the first story.

The second story may be familiar to more of you, who are probably in the middle class.
They robbed us blind, strip-mined the economy, had an orgy of fraud, and knew exactly what they were doing.
There are mountains and mountains of evidence that the least competent RICO lawyer could use to unravel the entire thing and send five hundred people to jail for twenty-five years.
That was ignored because we must “save the system.” Otherwise, the system would crush us all.
We dumped more than $10 trillion in an orgy of quantitative easing into the banks, which they did not use to stimulate any part of the economy, but instead to blow another giant bubble into real-estate, into the stock market, into bonds, into student loans, into sub-prime auto insurance, into every part of the economy.
Meanwhile, they made sure those cops beat the shit out of anyone who had the audacity to protest as part of Occupy Wall Street.
That didn’t work. They turned protest into a crime.
They didn’t just damage the economy, they raped the rule of law in this country and destroyed the justice system so they could get away with it.

We have come full circle today. Ten years later, where are we? Ten trillion dollars in debt, ten more giant bubbles.
It will happen again, because a system like that is fragile and corrupt; architected in such a way as to reward and encourage that kind of behavior.
In a system of incentives where the penalty is less than the profits you made by committing the crime, that is legal immunity.
That is a very loud signal, in a system of capitalism, that says, “Do it again. Only this time, leverage more!”
“We could probably squeeze out another ten years.”
A lot of solutions have been proposed to this.
The problem with destroying institutions within a society:
many people whose livelihoods get functionally destroyed, will rage.
That rage gets misdirected. There is an old adage of the rich guy who has ninety-nine cookies the middle-class having one cookie, and the rich guy saying to them, “Watch it.”
“That brown guy will take your cookie.” That is the oldest trick in the game.
I’ll just give you one little piece of information.
One of the houses stolen by Steven Mnuchin’s robo-signing firm belonged to the guy
— I won’t name him because they don’t deserve to be named —
who sent seventeen bombs to Congress people just a couple of weeks ago.
That guy was robo-closed by Steven Mnuchin and decided to turn his rage against immigrants, and Democrats, for I don’t know what.
The point is, when you have that kind of destruction in a society, when you destroy the rule of law and create rage among people, they don’t know where to turn.
What you get is violence, extremism, bigotry, hatred and a desperate desire to find someone to blame.
Of course, you can’t really blame those guys because they are behind very tall walls with very good security.
The guillotines are out of fashion.
They tried that in France, but we can’t do it again because we are now a civilised country.

So what do you do?
Protest? That ends in an orgy of violence by militarised police, exactly what police have always done.
You can’t do that. Occupy? That was tried. Again, an orgy of violence. A lot of young voters tried apathy.
“I don’t give a shit. These old people fucked it up. I will just go and play my game and ignore all of this.”
That doesn’t work out very well.
Trying to become part of the parasitic class by clawing your way to just escape from the middle class?
Well, there is a tide of shit coming out behind you and it is moving faster than you are.
The middle class is sliding backwards so fast that, while you try to scramble out of it, you are still backsliding, so that doesn’t work.
How do we fix this problem? The first thing we need to do, isidentify why this keeps happening.
In my opinion, looking at this from a technology perspective, architecture is at the core of the problem.
An architecture of hierarchy and centralisation is responsible for this.
Parasitic behavior gets rewarded because there are centralised flows of money that someone can tap into.
We have taken the traditional model of commerce — where you visit, interact, and trade with other people around you in your community, a system of peer-to-peer commerce — and we converted it into a system that I call a peer-to-corporation- to-corporation-to-peer system.
When I pay my butcher, Visa, Chase, and three other banks get involved.
They all stick a little straw in that flow. By the time the money reaches my butcher, it is a lot less.
How can you make a system like that work? It is absurd.

You would need to create a sense of apathy, combined with the convenience of waving a piece of plastic.
You would need to create a dark cloud over cash (“terrorists!”) and pretend it is something we should get rid of, because people might use it to evade taxes.
Of course, the people who evade taxes use corporations, very expensive lawyers, and actually get away with it.
But the butcher might evade some taxes if we use cash, so we’ll eradicate cash…
That hierarchy is not just poisonous for the system of commerce that we have.
It is not just our banking system.
It becomes a haven for parasites because the very architecture itself concentrates power, creates a reward system for parasitic behavior.
This is now happening with information cartels.
“Let’s take everyone’s identity, put it in a big pot, put Mark Zuckerberg on top of the pot, and…”
“Oops – we fucked up our electoral system…”
“But we have cat videos!”
“Hey, democracy is dying-” “But we have cat videos!”
That is okay, is it?
The information cartels, the payment cartels, and the electoral system are so centralised, that the Secretary of State in Georgia can run in his own election and steal it at the same time.

We have electronic voting machines making it so quick that you can count the votes incorrectly in an hour, instead of counting them correctly over three days.
We have convenience. You can tap on the screen to vote, but the system changes your vote to something else, and it is still counted, instantly!
Convenience! And democracy dies a little.
We have the liberty to ignore most of these remote negative side-effects that arise out of centralisation.
In this country we have an incredible amount of economic momentum and a dirty deal with the Saudis to sell oil only for U.S. dollars.
That ensures we will continue to have low interest rates and the rest of the world will buy treasury bonds.
We can maintain a lifestyle of convenience.
The illusion that this will continue to work, allows us to accept this behaviour and not try too hard to change it.
We’re not in a panic. It’s not an emergency.

It was in 2008, but that was “fixed.” Don’t worry.
It will not happen again in 2019, and it won’t be three times bigger because we didn’t actually fix anything.
The same symptoms still exist, but don’t worry.
While you’re not worrying, someone in Argentina is worrying because their currency just crashed 45%.
They are experiencing that this year in an accelerated fashion, in an environment where they can’t simply outsource their debt to the rest of the world in exchange for oil and war.
They suffer the consequence immediately.
It is happening in Venezuela, in Brazil again.
It is happening in Turkey, in Ukraine, and in dozens of other countries.
Until now, in all of these countries, when your esteemed leader said your currency was crashing and your economy was dying, they tried to claim that it was not because of systemic corruption throughout the entire system, or the parasitic behaviour of hierarchies sucking off the middle class, feasting on the carcass of the economy.
They claimed it was sabotage by the foreigners next door, or some other external threat.
And not only is it your patriotic duty to use the currency, but it is also your patriotic duty to not leave the country.
Of course, refugees do all the time, so apparently they are not patriotic… There was no exit.
Until 2008, there wasn’t really an alternative.
Holding U.S. dollars as a foreign currency, hoarding gold, or putting it under your mattress, that is easy for a government to stop, to break down and censor.
They can confiscate your gold, raid your house.
If you are seen exchanging hard(er) currency, like foreign currency, with others, you will get shot.
You won’t just have a misdemeanor fine.
These countries can take entire populations hostage on these hyerinflation orgies.

Then something happened in 2008: Bitcoin.
For the first time in modern history, we had an option.
That option isn’t just a separate currency. It is a currency that can’t be easy confiscated, that can easily be transmitted across borders, that can be used as a lifeboat by people who can’t physically exit the country.
They can exit the economy virtually, trading in another currency right where they are, creating a parallel micro-economy in their community which becomes connected to other little lifeboats.
Life can continue past the crisis. They don’t have to go down with the sinking boat of state to be patriotic.
That is happening today in Venezuela, in Argentina and Turkey. Before that, in Cyprus and other places.
It is happening again and again, as people discover they have some other options.
Today, not many people can do that. It requires a level of literacy, numeracy, and technological confidence that is not yet present in the masses.
But think about what happens in twenty years when some dictator decides to take an entire economy hostage, and 25% of the population says, “[Bye]! I’m taking my money out now.”
Taking their money out isn’t the act of investment like we see here in the United States.
People say, “Let’s invest in bitcoin,” as if it is some kind of stock. “Let’s buy low, sell high.”
“Let’s make lots of money, get rich quick!”
The act of exit is to say, “I will take my productive capital, my labor, my services my products, and I will only make them available for this currency.”
“I am simultaneously entering a new economy, trading with other people who are with me, and I have exited.”
I have withdrawn my participation, my collaboration, with the system that is broken.”
On that basis alone, this is a technology that will change the world. But that’s not what it’s all about.

You hear this term, you would have read it on this article and you’ll hear it again when you talk about cryptocurrencies, when you talk about open blockchains with other people.
They will say, “decentralization.” To most people, that doesn’t mean anything. It is a really vague word.
It doesn’t have any impact in their lives. Let’s decipher what decentralization means.
Decentralization means peer-to-peer, edge to edge, end to end, and removing intermediaries.
It means reconnecting with each other so that we can have transactions, interactions.
Not just with money, but also with trust, corporate governance, and other things that could be enabled through smart contracts.
We can do these things without intermediaries. What is the role that intermediaries serve?
In most cases and markets, the fundamental purpose of an intermediary is two-fold:
To provide a way for two parties (such as a buyer and a seller) to engage in any kind of trusted transaction to find each other.
They create conditions where people can find each other.
That is what Uber does. The drivers are out there; you’re out there. What is it we’re doing?
They are helping you found each other. That is a good function, but we could also do that with just software.
Why exactly, in this day and age, do we need to create these double-ended markets where people need to find each other?
The other reason is trust. I can’t trust the driver unless there is some way of validating their reliability, through some kind of review or previous experience.
The driver can’t trust that I will actually pay them.
Trust, until 2009, was a function that could only be done by intermediaries acting in a hierarchy of oversight.
“I trust this intermediary because it is overseen by another intermediary, who is overseen by another…”
The theory goes, eventually overseen by someone who is a representative, in some elected body, where I have some influence within the consent of the governed.
The intermediary works for me, through my representatives, and are trusted because they have oversight.
In practice, that is not what happens.
In practice, the intermediary gets powerful enough to start buying the intermediaries around and above them.
They become bigger and bigger, start sucking and extracting more rent out of the system, until eventually they buy the people doing the oversight.

Now the Congressman works for them, and I am not a part of the system anymore.
It is no longer peer-to-peer. It is peer- to-corporation-to-corporation-to-peer.
We’re out.

Somebody asked me recently,
“If a homeless person on the street asks you for a donation, how do you pay with bitcoin?”
“You can’t pay them with bitcoin!”
Actually, I can and I have. I takes fifteen minutes.
I must teach them how to install a wallet, where to spend it, and how to find other people.
It becomes an exercise of slightly patronizing education, of course, but sometimes it is worth it.
I will also give them some cash because I’m not a monster.
If you decide you will only tip or give money to homeless people in bitcoin, you’re a douchebag.
I mean, it’s really quite simple…
But you can give them bitcoin. My question back to this person was,
“Tell me, how do you pay the homeless person with a credit card?”
How many of you are carrying that much cash, that you use for any purpose other than tipping?
We don’t. We have outsourced our commerce through these intermediaries. I have a simple question for you.
In this artcile today, how many of you have a point-of- sale merchant system that can accept a credit card?
Almost none of you can take my credit card, none of you can take a payment.
You can use intermediaries. You will need to stack them all together and make a little pyramid of intermediaries.
I can put PayPal here, PayPal will take it from Visa, Visa will take it from your Chase bank account so the payment goes through Chase, Visa, PayPal, Chase, to me. Wait, how did Chase get in there twice?
Fuck!
I should be in that business.
They didn’t actually do anything. What do they do? They moved some bits on the internet!
We have been moving bits on the internet for twenty-five years, practically for free!
How did they figure out that this costs 2% of my transaction?
The invention of Bitcoin is about decentralization. It removes intermediaries.
If you understand anything about the internet, all the great things the internet did come down to one word: disintermediation.
I need to put a classified ad in a newspaper to sell my furniture to my neighbor?
Oh no, I don’t. Bye-bye, newspapers.
Oops, they’re gone! An industry that existed for hundreds of years, now a hollow shell that does info-tainment.
Several other industries have gradually fallen to this powerful effect of disintermediation.
Disintermediation is important because it allows you to do two things: shorten the distance between buyers and sellers, and remove all the points of friction or control.
It means lower costs, faster service, a more direct interaction between the service provider and the person consuming it.
We can start behaving like human beings that interact with each other.
if I buy from someone directly, I know who they are. I don’t need three intermediaries of trust in between.
Disintermediation remove these.

The other insidious problem of intermediaries is control. They will not just take a cut of everything they are involved with.
They will start telling you what you can and cannot sell, to whom you can and cannot sell, in which country you can and cannot send money.
That might be okay if they shared my moral principles and decided, ‘No, we shouldn’t be sending 40% of our budget to Lockheed Martin and General fucking Dynamics to bomb people around the world. Maybe we should do something else.’
But no, they don’t have my moral principles, or probably your moral principles either.
They think it’s very wrong to send money to WikiLeaks, which hasn’t been convicted of doing anything wrong – ever!
But it’s perfectly all right to send a contribution to the Alabama chapter of the KKK…
The fundamental problem in all of our platforms today is that they have become gatekeepers as intermediaries.
The side effect is not just the 2% cost of every transaction; it is the erosion of democracy.
It is the destruction of all other institutions we used to have control over.
We no longer have choice, we no longer have voice. What is left when you have no choice, no voice? Exit.
We can exit the hard way, try to get fifty people into a tiny boat and across the Mediterranean, a man-made crisis.
But exit the slightly less hard way, is saying “I’m opting out. I am leaving your centralised, parasitical system.”
“I am choosing to use decentralized platforms for my money, my payments.”
“Perhaps, in the future, for my speech, my publishing, my corporate organisation, and other trusted interactions.”
Trust used to be a function of hierarchy. It no longer is. Trust is now a protocol.
When we have the technological tools to convert trusted institutions into a peer-to-peer protocol, we take back that control. We remove the intermediaries. We cut off the flows.
If you want to stop a parasite, you must stop feeding it first. That is what this is about. That is why decentralization matters.
When I talk to people in Argentina, Greece, Cyprus, Turkey and other places around the world where they are not part of the 5% population that has American’s advantages, they understand.
They have already seen the consequences, two or three times in one generation.
They have seen what happens when money fails; when institutions get corrupted, eroded, and finally destroyed, by these parasitic organisations.
These parasitic organizations keep arising because nothing has changed in the fundamental architecture.
If the architecture is a pyramid, someone will climb to the top.
Changing people at the top doesn’t change the architecture. Corruption will flow upwards. They are just ‘doing their job.’

I have met plenty of bankers, a lot of them are nice people (especially female ones) trying to pay their mortgages.
Most of them are debt slaves too. They are contributing to the inexorable momentum of a machine that only moves in one direction, without guidance for morality, because it doesn’t have morals.
It’s a corporation. It is not immoral, it is amoral. “How do we increase our profit margin this week?”
“Well, we could sell facial recognition technology to law enforcement.”
“After all what are they going to do with it?”
“Hey, didn’t Oakland PD murder a whole bunch of their own fucking citizens, even though they were unarmed?”
“Yes, but if they violate the Constitution, they will probably be in violation of our Terms of Service.”
“So we can shut them down.”
Who the hell do you think you’re kidding?
Really? The people who make these decisions are not evil people, they are moving inexorably.

They have seen this is a big pipe of money that wants to throw millions or billions of dollars into facial recognition, surveillance, tasers, pepper spray, drones that bomb you with pepper spray from the sky…
They think, ‘Money!’ They stick a straw in it. They are making decisions on a local context.
You cannot stop that by saying, “Be better, Amazon! Be better people.” “Don’t be evil!”
What a great slogan… You can’t fix it.
We have to change the fundamental architecture.
The reason these crimes can be done by large corporations is because of centralisation.
They have taken the convenience of the one-click buy, the profile share, and all the micro-violations of privacy.
They have built a massive information cartel that delivers billions of dollars, that allows them to centralise and become parasites. There are actually quite benevolent right now.
But we know where this is going. It will not get better.
It will not magically resolved our itself until we change the fundamental architecture.
That’s the message of the ‘Ulterior States’ movie we just watched, the message that Bitcoin brings.
The reason it is so strongly resisted by those who run the current architecture is because it says,
“We don’t need your permission.”
“Your regulation isn’t working.”
“You can’t scale to solve the problems of this planet.”
“At a very fundamental level, your architecture is wrong.”

The architecture we want is peer-to-peer, flat, decentralized, and end-to-end.
Innovations are at the edges, without permission, and are part of everyone’s experience.
That’s the architecture we want: peer-to-peer. It matters in money, corporate governance, law, and voting.
But first and most importantly, we have to starve the parasites.
The first thing we need to break is the cartel of money. We do that by exiting, by using peer-to-peer money.

Leave your thought here